17 Haziran 2021 Perşembe

Sosyal Medyayı Neden Bu Kadar Yoğun Kullanıyoruz?

 



Sosyal medyada sonu gelmeyen bir akışa maruz kalıyoruz. Reklamlar, fenomenler, akımlar, paylaşımlar, haber ve enformasyon içerikleri, fotoğraflar, videolar..

Neler oluyor bu mecralarda, daha yakından görmek için şöyle bir inceleyelim.

Bireylerin ve özellikle gençlerin birbirleriyle buluştukları, birbirlerini anladıkları, takip ettikleri, birbirlerinden haberdar oldukları yerlerdir artık sosyal paylaşım ağları.

Sosyal medya hem bir sosyalleşme alanı olabilirken, hem de gerçek hayattan uzaklaşıldığı için asosyalleşme alanlarıdır da aynı zamanda.

Öğrenciler için eğlenceli bir ders notu paylaşımı platformu olabilirken, aynı zamanda ders çalışmanın önünde duran en büyük engel de olabilir.

Uzaktaki evladın ebeveynleri ile görüşüp, hal hatır sorduğu, belki böylece evlatlık-ana babalık görevinin ifa edildiği yerlerdir de aynı zamanda.

Kurumlar, patronlar, komşular, iş arkadaşları, uzak ve yakın çevre hakkında bir şeyler öğrenmek istedikleri kişileri sosyal medyadan şöyle bir araştırarak istedikleri bilgiyi edinebileceklerdir.

Kanaat önderlerinin, yazarların, gazetecilerin, psikologların, pedagogların, doktorların topluma ve hedef kitlesine ulaşmaya çalıştıkları yerlerdir de aynı zamanda.

Habere, güncel gelişmelere ve bütün haber kanallarına tek bir noktadan ve en hızlı şekilde ulaşma imkânı sunar bireyler için.

Ticari firmalar ürün pazarlar, reklamını yapar, daha küçük ölçekte olanların ise ürettiklerini topluma sunma, gösterme yeridir.

Kimisi akım başlatır, kimisi güldürür, kimisi ağlatır, kimi hayrete düşürür, kimi tongaya.

Eskisi gibi oyun oynamak için sokaklara çıkmak için can atmaz artık çocuklar. Sanal bir arkadaş bulur, sanal bir karakter oluşturur ve başlar küçücük bir ekran başında oynamaya.

Kimi yemek pişirir, kimisi yemek tarifi verir, kimi spor yapar, kimi –mış gibi yapar.

Kimi düşünce paylaşır, kimi fotoğraf(!) paylaşır.

Sosyal paylaşım ağlarında yapılan paylaşımlara baktığımız zaman, şunu görüyoruz: Herkes mutlu, herkes kusursuz, herkes başarılı… Her şeyin tamam olduğu, mükemmel ve ışıltılı bir dünya. Çünkü bu profiller çoğunlukla kişilerin oldukları gibi değil de görünmeyi istedikleri gibi kurgulanmış profillerdir.

Bir insanın gerçek hayatında her zaman mutlu, her zaman başarılı, her zaman harika şeyler yaşayan, her zaman muhteşem hisseden birisi olması mümkün müdür?

Mümkün değildir ve bu sağlıklı olan da değildir zaten.

Hayatın içinde sevinçler kadar hüzünler de vardır. Başarılar kadar, başarısızlıklar da vardır. Bir yandan doğar, bir yandan ölürüz. Her gün bir yerlere gidip gezmeyiz. Her gün harika hissedemeyiz, her zaman başarılı olamayabiliriz, her gün her istediğimizi yapamayız. Sağlık kadar hastalık da vardır hayatın içinde, mutluluklar kadar mutsuzluklar da…

Sosyal medyada hayat olduğu gibi değildir, olmasını arzu ettiğimiz gibidir. Sanaldır, kurgulanmıştır, gerçeğin tamamı değil, çok az bir kısmıdır. Bir an’ıdır.

Yapılan araştırmalar sosyal medya kullananların, kendilerini giderek daha mutsuz ve yalnız hissettiklerini ortaya koyuyor.

Bu ortamlarda yaşanan aslında, mutluluğu başkalarının beğenilerinde, başkalarının yaptığı yorumlarda ve başkalarının bakışlarında aramaktır. Yani başkalarının sizi mutlu zannetmesi üzerine bina edilmiş sahte bir mutluluk hissinden ibaret olan bir dünya.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MAKYAJ YAPARKEN YAPILAN HATALAR

  Cildi hazırlamadan makyaja başlamak, artık tamamen geride bırakman gereken bir makyaj hatası.  Cildi nemlendirmenin  ne kadar önemli olduğ...